HİKMET UZUNARSLAN'IN FOTOĞRAF VE YORUMLARIYLA KÖY İZLENİMLERİ
Kurban Bayramı için 06 Aralık ile 16 Aralık 2008 arasında bulunduğum köyden bazı izlenimleri fotoğraflar eşliğinde sizlerle paylaşıyorum. Fotoğrafları üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

Kurban Bayramını Köyde yaşamak için 05/12/2008 tarihinde Ali Amcam, Yengem, Dayıoğlu Tahsin Akdemir'le birlikte saat 14:30 civarında İstanbul'dan yola çıktık. Gece saat 2'ye gelirken amcam ve yengemi Eynesil'deki evlerine bırakıp, Tahsin'le beraber Çanakçı'ya döndük. Geceyi, Eniştemin görevi gereği bulunduğu Çanakçı'da geçirdik. Öğlene doğru ablam Meliha ve yeğenim Ceren'i de alarak Çanakçı'dan köye yola çıktık. Yandaki fotoğraf Çanakçı'dan hatıra: İdris Yayla, Tahsin Akdemir.

Tahsin'i eve bırakmak için önce Zalahna'ya çıktık. Selami Akdemir ve Cengiz Kılıç da köye gelmişti. Yandaki fotoğraf Osman Dayımların evinin kapısından. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Selami Akdemir, Meliha Yayla, Ceren Yayla, Cengiz Kılıç, Yaşar Kılıç, Sabire Kılıç, Hikmet Uzunarslan, Kadun Akdemir)
Yandaki fotoğraf Bozırmağın yokuşu. Daha önce manzara fotoğraflarında yaz aylarından görüntüsüne yer verdiğim yokuş, ağaçların yaprak dökmesi nedeniyle farklı bir görünüm aldığından, burada yer vermek istedim.
Bayram hazırlığı vardı tüm evlerde. İşte pazar günü Aliye Abla geliniyle, havanın da oldukça iyi olmasından istifade ederek kapıda sarma sarıyor. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Mehmet Akif, Mehmet, Lale, Nurten, Hatice, Aliye Uzuner)
Bayram Namazını Camiyanı Mahallesi'ndeki Merkez Camiinde kıldım. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda caminin iki katının da tamamen dolduğu günlerin kalabalığı yoktu ama yine de epey vardık. Fotoğraf ve görüntüleri sizlerle daha önce paylaşmıştım.
Bayram Namazı sonrası bayramlaşmak için mahalledeki evlere uğradım. Yandaki fotoğraf Kalaycı Ömer'in kapısından. (Fotoğraftakiler: Osman Uzunarslan, Ömer, Selahattin, Adem, Tuncay Uzunoğlu, Mehmet Özyüksel)
Bu fotoğraf doğuştan mühendis Hasan Abimizin kapısından. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Hazal, Ayşe, Derya, Erbay, Hasan Uzunarslan)
Bu fotoğraf bayramın ilk günü sabahı Asim'in Muhammet'inin kapısından. Teknolojinin nimetlerinden yararlanmak güzel şey. Hayriye Köse uzaklarda olan çocuklarıyla cep telefonuyla bayramlaşıyor.
Yine aynı kapıdan bayram olduğunu hissettiren çok güzel bir fotoğraf. Köyde nüfusun hızlı azalışı nedeniyle bu kadar insanı bir arada görmek ne yazık ki çok zorlaştı. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Aliye, Hayriye, Mehmet Akif, Azime, Muhammet, Nurten Uzuner, Alperen Durmuş, Neslihan Kılıç, Ayten Durmuş, Burak Kılıç, Mehmet Uzuner, Avni Kılıç)

Biraz sonra Havva Uzunarslan ve oğlu Emekli Öğretmen Mustafa Uzunarslan da katıldı bayram sohbetimize
Bayramın birinci günü çok kişi kurbanını kesti. Yandaki fotoğraf Kutluca Köyü'nde Tarım Kredi Kooperatifinin bahçesinden. Kurbanları burada kesildiği için ablamı götürdüğümde çektim. Ali Uzun ve Tosun Paşamız Ertuğrul Yayla gibi tanıdık simalar var fotoğrafta.
Bu fotoğrafta yine Muhammet Uzuner'in kapısından. Fotoğraftakiler, Sami Uzunarslan, Avni Kılıç, Mehmet Uzuner. Kesilen kurbanı parçalara ayırıyorlar.
Kurban Bayramı köpekler için de bayramdı. Mehmet, Avni ve Sami kurbanı parçalara ayırmakla meşgulken, Ömer Günaçtı'nın Rex'i kurbanın bir parçasını yemekle meşguldü.
Bayramın 1. günü akşam saatlerine doğru, CHP Beşikdüzü belediye başkanı adayı Ramis Uzun ve dernek başkanımız Fazlı Akdemir'le birlikte önce Hayrettin'in kahvesinde, sonra Sabri'nin kahvesinde sohbet ettik. Yandaki fotoğraf Sabri'nin kahvehanesinden. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Fazlı Akdemir, Sabri Uzundurukan, Hüseyin Günaçtı, Ramis Uzun)
Sabri'nin Kahvehanesi akşamları epey kalabalıktı. Yandaki fotoğrafta Zeki Köse, Kadir Günaçtı, Avni Uzundurkan ve İrfan Bugan cezalı okey oynuyorlar.
Bayramın 2. günü bayram ziyaretlerine devam ettik. İmamın Ahmet'inin eşi Fatma Ablamızla da bayramlaştık. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Meliha Yayla, Fatma Köse, Ayşe Uzunarslan).
Bayramın ilk gününe kadar çok güzel olan hava 2. günden itibaren bozdu. 2. ve 3. gün soğukla birlikte, zaman zaman karla karışık olmak üzere yağmur yağdı. Yine de bayramlaşma ziyaretleri devam etti. Yandaki fotoğraf aynı kişilerle aynı mahallede çocukluğu yaşamamız nedeniyle benim açımdan çok güzel. Keşke o güzel günlere dönebilsek. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Meliha Yayla, Ayten Durmuş, Neslihan Kılıç, Aynur Uzunoğlu)
Bayramın 3. günü kısa bir süre Beşikdüzü'ne indim. Yandaki fotoğraf Beşikdüzü'nden dönerken. Hava çok yağmurluydu.
Köye geldiğimde karla karışık yağmur yağıyordu.
Akşam yine Sabri'nin kahvehanesine uğradım. Yandaki fotoğraf; Bekir, Ergin Uzuner, Kadem Kılıç ve Ersal Kesici açık batak oynarken
Yakup Günaçtı, Aslan Uzuner, Muhittin Akdemir, Yakup Özyüksel cezalı okey oynuyorlar.
Bayramın 4. günü Trabzon'a gittim. Trabzon'dan dönüşte Liseden sınıf arkadaşlarım, Akçaabat'ta öğretmenlik yapan Cengiz Salihoğlu, Darıca İlköğretim Okulu Müdürü Osman Kalyon ve İstanbul'da öğretmenlik yapan Ali Sağlam'la birlikte hamsi mangal yaptık ve muhabbet ettik. Güzel bir gündü. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Cengiz Hacısalihoğlu, Hikmet Uzunarslan, Osman Kalyon, Ali Sağlam)
Bayramın 2. ve 3. günü yağan yağmur 4. günden itibaren kesildi ve dönüş günümüze kadar hava güneşli geçti. Yumru Dağı yarı beline kadar karla kaplanmıştı.
Bu fotoğraf Aslan Dayımların evinden. Dernek Başkanımız Fazlı Akdemir İstanbul'a dönüş hazırlığındaydı. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Emine Uzuner, Hanife Akdemir, Fatma Uzuner, Hasan Uzuner, Aslan, Fazlı Akdemir, Kadir Uzuner, Ayşe, Demir, Tahsin Akdemir)

13/12/2008 Cumartesi günü. Süleyman Özyüksel, Mustafa Çavdaro ve ben Kıran Mahalle'den Avni Uzundurukan'ı alıp, Güney Mahalleye gitmek için yoldayız. Çeşmenin olduğu yerde Mutlu Yapıcı'nın kamyonu yolu kesmiş. Emigızının Mustafasının odunları arabaya yükleniyor. Ayşe Uzunoğlu, Hüseyin Uzuner, Selahattin Uzun, Fatma Uzun, Aslı Uzuner, Çeşminaz Uzunarslan, Mustafa Uzun yardımlaşmanın güzel bir örneğiyle çabucak arabayı yüklediler.

Yükleme sırasında biz arabalı olarak beklemek zorundaydık ama Osman Özyüksel motoruyla beklemeden geçti. Motorları çok sevdiğini söyleyerek Mustafa Çavdaro da motora bindi ve gitti.

Süleyman Özyüksel ile bekleme sırasında bir hatıra fotoğrafı çektirdik.
Mustafa Çavdaro bizi Hüsnü'nün kapısında bekliyordu. Süleyman'ı filede kurumuş olan kabuklu fındıktan alırken görüyorsunuz. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Ömer Uzundurukan, Süleyman Özyüksel, Mustafa Çavdaro)
Kapıdaki kış armudunda, ağaçta yaprak kalmamıştı ama yaprak kadar sık armut vardı.
Eh, armut bu kadar çok olunca, organik tarıma meraklı Avni Uzundurukan, bahçesinde, bu fazla armutları, organik gübre niyetine kullanır tabi ki.

Avni Uzundurukan'ı alıp yolumuza devam ettik ve Korkuthan, sonrasında Şalpazarı yolunu kullanarak Güney Mahalledeki Değirmen Yanına ulaştık. Fotoğrafta ön planda tarihi köprüyü, arka planda su değirmenini görüyorsunuz.
Ekip yeni köprünün üzerinde. Çoğunlukla olduğu gibi fotoğrafı ben çektiğimden yokum. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Mustafa Çavdaro, Süleyman Özyüksel, Avni Uzundurukan)
Bu fotoğraf Güney Mahalle'den.
Bu ev Şalpazarı yolu üzerinde Değirmenyanına sapmadan önceki son ev. Yeşilköy sınırına dahil. Avni Uzundurukan evin sahibi Ali Sait Kalyoncuo'dan güvercin alıyor. Ev sahipleri Mustafa Çavdaro'nun da tanıdığı çıkınca epey sohbet ettik. Ama ben dikkatinizi eve çekmek istiyorum. Evin dış cephesindeki mükemmel güzellikteki resimler, fotoğrafta görülen, evin kızı Nagihan'ın çizimleri.
Yapraklar dökülünce sanki evler birbirine yaklaşmış gibi duruyor. Bizim mahalle.
Bu fotoğraf Kamil Uzundurukan'ın evinin önünden. Yoldan geçerken, kapıda çalıştıklarını görünce Tahsin Akdemir'le birlikte biz de uğradık. Kapıya sundurma yapma hazırlığındaydılar. Bir yandan çay içtik, bir yandan muhabbet ettik. Tabi onlar çalışmaya da devam etti. Emekli olup Köye yerleşmek... İmrenmemek elde değil.

Havalar bayramın 2. ve 3. günü hariç güneşliydi ama geceleri ayaz vardı ve sabahları, Bozırmak kavşağında gördüğünüz gibi kıravu oluyordu.
Bu fotoğraf Hayrettin'in kahvehnesinin önünden. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Seyit Uzuner, Tahsin Akdemir, Halil Uzun, İskender Uzun)
En son benim kuşak çok iyi bilir, köyün her tarafına giden patika yollar vardı. Köy kalabalıktı ve ana yollar dışında bu yollar da çok kullanılırdı. Örneğin, bugünün gençleri hiç bilmez ama Ömer Uzun'un evinin tarafından gelinip, bizim yerin alt tarafı, ırmağın üst tarafından devam edip Zedük Ali'nin yerinden yola çıkan patika bir yol vardı. Fındık toplarken, inek yayarken görürdüm, çok sayıda insan gelip geçerdi. Şimdi artık o yol yok. Çünkü geçecek insan kalmadı. Yandaki fotoğrafta görülen patika yol Kahveyanından Ardıçatak tarafına giderken sağda kalan Arif Hoca'nın yerinden. Çok işlek bir yol, izler taze, ama ne yazıkki insanlara ait değil. Nüfusun hızlı düşüşüne paralel, artan yaban domuzlarının oluşturmuş olduğu bir yol bu.
Köye gidipte Dereçatı'na varmadan dönmek olmaz.
Kaleyanında İsmail'in kahvesine de uğradık. Fotoğraftaki; kahvenin sahibi İsmail Uzuner

Selahattin Uzunoğlu, Tahsin Akdemir, Fevzi Kesici ve ben zorlu şartlara rağmen Kale'nin üzerine çıkmayı ihmal etmedik.
Kale'nin üzerinden hatıra. (Fotoğraftakiler: Soldan sağa: Selahattin Uzunoğlu, Tahsin Akdemir, Fevzi Kesici, Hikmet Uzunarslan)

Biraz da her zaman kullandığımız yolun kar ve buzla kaplı olmasının etkisiyle, uzun yıllardır kullanmadığımız arka taraftan, Kale'den indik.
Fotoğrafta göründüğü kadar zor değildi iniş.
Kendi işimin sahibi olmamın avantajıyla bir çok gurbetçimiz gibi hafta sonu yollara düşmek zorunda kalmadım. 16/12/2008 salı günü Köy'den çıktık. Güzel günlerdi benim için.
|